Eski Kemikler. Türkçe Şiirler ve Çeviri ile
Yazar: Ekaterina Skar Eski kemikler, çıkıklar,
sen ne anlarsın bundan?
Yıllar savruluyor rüzgârla,
sonbahar yaprakları gibi yere düşüyor. Ellerimde eriyorlar, kar gibi…
Hatırlıyorum, hayat sonsuz bahar gibiydi,
sanki hiç bitmeyecek gibiydi. Ama hayatın yazına ulaştım,
meyveler olgunlaştı, güneş zirvede parlıyordu.
Sıcak günler, kavurucu günler, tatlı çiftler… O sayfa da çevrildi
hayat kitabında.
Eski kemikler, çıkıklar,
eski kemikler, çıkıklar… ... Старые косточки. Хрустят старые косточки,
что ты в этом понимаешь?
Годы уносятся ветром,
подобно опавшим листьям осенью.
Тают в руках, как снег…
Помню, жизнь была вечной весной,
слышалась бесконечной,
казалось, никогда не кончится.
Но настало лето жизни,
плоды созрели, солнце в зените.
Тёплые дни, жаркие дни, сладкая пара…
И эта страница перевернулась
в книге жизни.
хрустят старые косточки…