Çok uzun zamandan beri kapının önünden geçip bakıyorum yağmurda gizli gizli ıslandığımız o pencerenin altına. Bende akıp gidiyorum şimdi kaldırım kenarında. Usulca yaklaşıp dediğim sevgi sözcüklerini hiçbir zaman unutmadım asla unutmam. Evin önünde ne güzel konuşurduk çaktırmadan anana. Senin anan ne biçim kadın elinde tüfek geziyor radar. Beni bir görse nallar düşer atlar kayar sarpa sarar. Hiçbir defa şüphe etmedim kurşundan kaçmaya. Senin ana kurşun değil ki atom bombası namı. Öyle ya da böyle koydum mu kafama seni alacağımı. Aldım babayı şimdi oturuyorum evinin önünde. Sessiz sedasız düşen yağmur tanelerinde ki ses gibisin kulaklarıma. Fısıltı gibi geliyor her düşen aşkıma ılık rüzgârın. Rüzgâr düşer mi deme sakın neleri düştü senin peşine. İnan ki bütün mahalle gözleri açık sana koşuyor. Sen kaldın mahallenin kızı sen kaldın bir paylaşılacak sevgi. O eski yıllardan kalan misketin gibi yuvarlanırım sana ben. Sen iste yeter ki kaldırımında 9 taş olayım. Üst üste dizildikten son